Ben Paris'i Yazın da Severim!!! //J'aime aussi Paris en été!!



DİKKAT BU POST  BİR GEZİ REHBERİ DEĞİL GÖZLEM GÜNCESİDİR:))

Eveeet sonunda döndüm, buradayım, Paris'te..
Her ne kadar sabah bizi transfer edecek  ve yıllardır tek bir saniye bile gecikmeyen   şirketimiz,  o sabah bizi almaya geç kaldığında panik olsam da, hatta uyuyakaldığını  söyleyip, pazar sabahı olduğu için de 35 dakikada Oran'dan Esenboğa'ya ışınlansak da.
Paris teyim, Cité Bergère 'de  Benim sokağım Her gelişimizde burada kaldık.. Nerede ne var , hangi market daha ucuz, hangi cafe daha sempatik hepsini ezberledik.. Hatta  biraz önce yanından geçtiğim otel,  gelinliğimle  çıktığım kapı,  dans okulundan gelen müziğin sesi...

File:Paris 9 - Cité Bergère -007.JPG


 Özlemişim gerçekten..
Şehrin  en kalabalık  cafeleri Opera tarafında, bu sokağa 15 dakikalık bir mesafede..orada kemerli bir  giriş var bu sokağın, zannedersiniz bambaşka bir dünya.. Sessiz,  sadece  müzik sesi geliyor   dans okulundan..
 En çok da huzurlu insanları özlemişim..  Fransa'da da kriz var ama insanlar yine de  mutlular, umutlular, rastgele ölüm yok.. Sadece dolandırıcılık var, onda da eğer uyanıksanız, eşimin deyimiyle " Lapin gibi" ortalıkta  yabancı olduğunuzu çok belli etmiyorsanız  kimsecikler size bir şey yapamaz..

Aslında  Deniz ve mavi tutkunuyumdur ben, bu mevsimde de  herkes şaşırdı bize neden Ege , akdeniz dururken  gittin  pis kokan soğuk şehire diye..Akdenizi çok severim ama şu aralar  Bodrum, Marmaris, Ayvalık, Mersin çok kalabalık,  yapım itibari ile kalabalık enerjisi beni  tazelemek yerine tüketiyor.. O yüzden seçtik  ', bu aralar hem   çok indirim var her yerde, hem  sanat var yine her yerde, hem de saygı var yine her yerde...

            

En zevkli kısım kahvaltıyı  en üst fotoğraftaki manzarayla , marketten aldıklarımızla yapmaktı.. Kruvasana mahkum değildik yani.. Hemen dibimizde Carefour olunca , her şey çok daha kolay oluyor. Gidecek olan varsa,  otelde kahvaltı yapmayın derim, odada kettle var ise  yaşadınız, Marketten taze baget ekmek, krem peynir, bal ve miiis gibi   kahve.. Yoğun bir güne başlamanın en güzel yolu..

Biz  Aston Hotel de kaldık bu sefer.. Bu bölüm  oradaki personel için. Bu postun linkini  göndereceğim ve büyük nezaket gösterip  Fransızcaya çevirip okuyacaklar. Merakla bekliyorlar.İnanılmaz  sevecen, yardımsever personel  ve  çok güvenli bir otel. free wifi odalarda da olduğu için  mc donalds gibi yerlerde internet için şifre  vermeleri için zoraki otuırmadık bu sayede.





Resepsiyonist bizim için başka şehirden  gelecek olan paketi bize verebilmek için  resepsiyon masasını bıraktığında otelin giriş kapısını da kilitliyordu, gelenlerin kapıda kalma pahasına rağmen ve her yerde kamera sistemleri olmasına rağmen..Her giriş çıkışımızda   odada bir eksik olup olmadığını sordular devamlı..En önemlisi de  biz  Paris'i gezerken adımıza gelen , dört  gözle beklediğimiz  paketimizi  bize mail yoluyla haber  vermeleriydi..

Peki bu sıcakta nereleri nasıl mı gezdik?  İç mimar olarak nasıl gözüme göründüler? Neler yaşadım? Pek ama pek yakında..Bayram tatilinizi çok güzel geçirin, sevdiklerinizle birlikte gülerek, umutlu ve mutlu olun,kalabalıkta kalmayın, ülkemizin cennet köşelerindeyseniz lütfen  kıymetini bilin.. Mimari kültürümüze, sanatımıza sahip çıkın.. Çok keşkelerim oldu bu sefer, gözlerim doldu, isyan ettim kendi ülkem adına... Yakında yazacağım, eminim hak vereceksiniz..

Hiç yorum yok: