GRİ ,KIRMIZI VE LONDRA

Londra'dan ayağımın tozuyla geldim ve  kendime rest çektim. Artık blog yazılarına dönme vaktidir. Bu  yazıda  Londra'nın romantik hali var..Gitmeyen kalmasın bence..Ben  ülkemde  Soma'nın acısını yaşarken , kaldırımdaki taş hatası yüzünden orada ayağı  burkulan vatandaşa  nasıl değer verildiğini, hatayı yapanlara nasıl ceza kesildiğine içim burkularak şahit oldum. İnsanlık orada çok canlı. Zaten  hayata bakış açıları, tasarımları, ergonomileri "HEALTH AND SAFETY" öncelikli. Gel de içerleme, kıskanma..
 
Londra nın kırmızı telefon kulübelerini, otobüslerini herkes bilir,,Gri tonlarındaki bir şehire bu kadar mı yakışır kırmızı..Yağmur çiselerken , yüzüne yüzüne vururken,  sadece dalıp gidiyorsun bu renge.. Tasarım şehrin kendisi, araç ise doğa,kullanılan renkler gri tonları, fon yeşil tonları.baskın renk ise ateş kırmızısı..

Burası da Trafalgar meydanı,Gri bina fonunda farklı bir renk kullanmışlar..

Notting hill e doğru giderken, bu taksilerin  gümüş renklileri  simdi sarmış sokakları, içi çok konforlu,  hepsinde navigasyon ve seçenek var, sürücüyle iletişim cam arkasından, yine tasarım ve  sürücü güvenliği ön planda....
 
 
En sevdiğim otobüsler. Bunlar en yeni tasarım. Engelliler için  otobüse binerken asansörlü merdiveni bile var. Engelli, yaşlı hamile, olanlara özel bölüm var ve rush hourlarda bile en son dolan yerler, ve hatta  yaşlı biri geldiğinde hemen yer veren insanlar var.. Oyster cardlarımızla otobuüslere bindik ama malum  çok fotoğraf çekemedim  otobüste,  çünkü rahatsız oluyorlar.


1 yorum:

PINKY FASHION dedi ki...

Londra'ya 3 defa öğrencilik yıllarımda gitmiştim ama yetmedi tekrar gitmek istiyorum. Umarım yine kısmet olur giderim :)