Mabedin Bahçesinden Bir Davet Geçti..

Son iki haftadır gerçekten yoğun tempo içine neler sığdırmadım ki..Bir adet facebook profili açtım, iş dünyasının altını üstüne getirdim, Ankara Siteler'in ocağına incir ağacı dikecek olan Yapı marketin açıldığı hafta ezilmeden içinde yürümeyi başardım, Kuzenimin düğününe yetiştim, başlıca görevim olan huysuzluğumu had safhada anneme yaşattım ve en önemlisi müstakbel eşim ve ben Ankara'dan 300 km uzakta,bir evin bahçesinde aile büyüklerimize özel yemekli bir davet vermeyi başardık....Bu yazımı beni yalnız bırakmayan ,süsleme ve tasarım konusunda dediklerimi harfiyen uygulayan ,İstanbul ve Ankara'dan karga tulumba iki gün içinde koşarak gelen Nişanlım ve benim aile bireylerimize teşekküre ve her an kahrımı çeken,tasarım ve renk konusundaki aşırı titizliğim ve her türlü   kaprisimi olumlu  şekİlde  karşılayan ,organizasyonun  mükemmel ve eksiksiz olmasını sağlayan biricik Abicime ayırıyorum..
Konu ben olunca çevre ve masa düzeni konsepti de hemen belirlendi tabii.Eflatun ,lila ,beyaz ve gümüş renklerinin hakim olduğu  bir davetti bu. Anemin bir lafı var "bizim kızımız delidir ne yapsa yeridir" der ama bu sefer bu organizasyonun  çoook uzakta olacağını, benim ise bir gün önce gelip  ayarlama yapacağımı ve hatta nişanlımın  davetten 2 saat önce geleceğini  öğrendiğindeki tepkiyi(bu davet fikrini  söylerken kendisi İstanbul'daydı) unutamam..Kendisini sakinleştirmek için en az üç kere bu cümleyi kurduğunu söylemem yeterli sanırım:))...Ablacım ve eniştecim sağ olsun o gün gelip  yandaki gördüğünüz stickerları duvarlara uyguladılar,ve hatta  tüllerle süsleme işinde de  payları çok büyük..Canım yeğenlerim yemek sırasındaki emeklerinizi asla unutamam..
Davet öncesi keman eşliğinde müzik ve  kurabiyelerin sunumu..Bu resimdeki  sunum tamamen ablacığıma ait..Tülü sardığı gümüş renkli nesneyi söylemeyeceğim, belki biriniz tahmin eder:)). Peçeteler ise biz bu kararı verdiğimizde Ablam ve Annem tarafından ,bir gece vakti,İstanbul semalarında sabaha kadar taşları tek tek yapıştırılmak  üzere üretilmiş.


Bu kurabiyelerin  tasarımı ve üretimi tamamen bana ait...Hangi ara yaptığımı merak edenler için söylüyorum davetten 3-4 gün önce,uykusuz gecelerimde...Bu renk beni çok başka yerlere götürür, böyle bir günde ise atmosfere inanılmaz bir zerafet kattı...

Bahçe , masa düzenlemesini, müzik organizasyonunu, yemekte verilecek menüyü,yemeğin eve transferini..vs yani her  türlü organizasyonu  Abicim üstlenmek zorunda kaldı çünkü  o şehirde yaşayan bir tek o vardı... Hiç beni  kırmadı, tüm renk,  ve düzenleme konusunda her isteğimi harfiyen yerine getirdi.Benim için renklerdeki ton uyumları bile çok önemli olduğunu bildiği için lila tonlarını bile  tutturmayı başardı.Gece boyunca da kendisi ve ailesiyle de sesleriyle ve kemanlarıyla bizi yalnız bırakmadılar..

Veee gecenin en renkli bölümü pastamız.. Tasarımı  ve konsepti yine bana ait ama bircik arkadaşımız Merve Gültan ve Biscottimia nın mükemmel işçiliği ile ortaya  çıkan bu pasta ile tamamlandı  gece.Ne söylediysem tamamen aynısını üretti  Biscottimia bizim için.. Ankara'dan getirmek  de sayesinde, yaptığı sağlam paketleme ile hiç de zor olmadı...
Üzerindeki maketler de hala buzlukta diğer özel günler için saklanmakta..
Tüm ailem ve sevdiklerim ; iyi ki varsınız.. Hepinize tek tek  teşekkür ederim En  özel teşekkürüm de  beni YARATAN a.. Bu  çok  gergin günlerde, böyle bir gecede bize yardım ettiğin için, havanın normalde 13 derece olduğu yerde ,o akşam 21 derece ye ulaştığı için, herkesi kazasız belasız getirip sonra evine gönderdiğin için ve  Beni böyle seven insanlarla sardığın için ÇOK TEŞEKKÜRLER... 

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Erciyes'in serin eteklerinde sevginin ve mutluluğun sıcaklığında ,sözcüklerle anlatılması zor unutulmaz bir akşam yaşadık. Genişleyen ailemizin tüm bireyleri bu tablonun oluşmasında katkıda bulundular ama en önemlisi nişanlanarak hepimizi bir araya getiren çocuklarımız.Biliyorum ki SEVGİ ve MUTLULUK paylaşıldıkca artar,ne güzel bizim paylaşacağımız geniş bir ailemiz var.Yaşam boyu iyilik.sağlık ,başarıyla ve sevgiyle döşensin hayat yolu.İyiki varsınız.L.Ü

Ece Aymer dedi ki...

Merhaba....
Biraz evvel FAcebook'tan yorumunuzu alınca sayfanıza bir göz gezdireyim dedim...Üstelik face'de Levent, Aslı ve Tülin Çetin'le tanışştığınızı görünce de merak ettim...Kendileri benim de hem kolejden, hem de Ankara hİlton'dan arkadaşlarım...YAzılarını çok güzel, pürüzsüz, ferahlatıcı.... Başarılarınızın devamını dilerim....

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

@L.Ü: Çok teşekkür ederim..

@ECE AYMER;
Ece hanım çok teşekkür ederim, çok güzel sözler bunlar:))) Ben de sizi izliyorum, gerçekten yaratıcı işler yapıyorsunuz, facebooktan tanıdıklarımızla ilgili mesaj attım size, sevgiler...

CENGİZ B dedi ki...

Hani " arkadaş olmak ile dost olmak " farklıdır... İşte " akraba olmak ile aile olmak " da öyle.. Ve, bence daha da farklı olanı KUŞAKLARIN BİRBİRİYLE DOST DA OLABİLDİĞİ AİLELER OLABİLMEK.. O Geceye dair yapılan herşey, söylenen her söz, gözlerdeki her ışıltının arkasında kendisiyle ve birbirleriyle barışık aile bireylerinin ortak dileği ve çabası vardı..

Bence GERÇEK SEVGİ VE SAYGI için teşekkür edilemez.. O sevgi ve saygının tek karşılığı aynı düzeyde sevip saydığını ortaya koymaktır..Ve, o gecenin tüm katılımcıları birbirlerini sevip saydıklarını hep gösterdiler..

Dilerim yolunuz hep aydınlık, sağlık, sevgi, duyarlılık, anlayış, hoşgörü ve saygıyla dolu bir yol olsun...

İNSAN SEVGİSİ, rehberiniz, birbirinize sevginiz de her kapının anahtarı olsun..

Ve, ömür boyu mutluluk yolculuğunu başlatıp, bu yolda her basamağı tadında yaşayın ve yaşatın..

NOT : Nişan kurdelasını kesen çim biçme makası sizin uğurunuz bence :)

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

Bu güzel ve pozitif enerji için teşekkür ederim, makas konusunda da katılıyorum:)))