Çikolata Yerken Gökkuşağını Görmek...

Çok yoğun ve stresli geçen bir günün ardından,evime geldim,kahvemi aldım,bir parça da çikolata...Ankara burası,hala yaz gelmedi, bahar ayı demek de yağmur demek buralarda..Ama tam güneş açtı derken,  hortumla su boşaltıyor birisi  sanki gökyüzünden..Ben ne mi yapıyorum o sırada? Kahvemi yudumlarken  ağzımda eriyen çikolatanın tadını çıkarıyorum. Tam da bunları düşünürken bir de bakıyorum gökkuşağı  çıkmış, hem de tam  karşımda..




Gökkuşağı ve erimiş çikolata (fondue)ikilisi muhteşem tabii...Daha da azalıyor insanın stresi. E konu ben  olunca da fondue yapmak için tasarlanmış  özel ürünleri paylaşmadan edemiyorum. Fondue yerken gökkuşağı görmeniz dileğiyle..

Yan tarafta ve üst resimde görmüş olduğunuz tasarım  Danimarkalı tasarımcı Jakop Wagner'e ait. Tek başına fondue yemekten hoşlananlar için,beni en çok porselenin fonksiyonelliği etkiledi..
Bu da klasik mutfak aksesuralarından hoşlananlara.. İki kişilik ,bakır ve porselen fondue. Kasbahouse da bakınırken gördüm, indirimli fiyatı 94 Amerikan Doları.

11 yorum:

seTTe İçmimari Tasarım & Danışmanlık Grubu dedi ki...

Tanrımmmm çikolataaa tanrımmmmmmmm bu bakır fonduê'den istiyorummmm, yanına çilekkk lütfennn. Bir sonraki yazında çikolata şelalesi göster lütfennn. Yiyemiyorum bari izliyim olmazmıı :))

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

Ortağım ister de olmaz mı? Sana ve mustakbel eşime hususi çikolata şelalesini getirceğim:))))

Özge B. dedi ki...

çok başarılı bir tasarım bence de! zorluk oluyor, onlarca kap-kacak onun yerine tek parça! harika... Fondü, kahve, gökkuşağı ve stressiz anlar- mucizevi:))

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

@Özge B.; Evet bence de dünyanın en zor işi kurumuş çikolatayı temizlemek, bu açıdan da rahatlık sağlıyor böyle aletler,size de bol güneşli,çikolstslı,az stresli günler dilerim:))

Adsız dedi ki...

Çikolatanın serotonin salımına yaradığı için stresse iyi geldiği bilimsel bir gerçek,ama bir de migren krizlerini tetiklemese.Yüzde 70 kakao içeren çikolatalar kalpi de korumakta .Çilek mevsiminde eritilmiş çikolata ile ne güzel olur,hele bir de mutfak malzeme böyle güzel tasarımlarsa .
Mutfak malzemelerini seven biri olarak çok hoşuma gitti. Teşekkürler.
L.Ü

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

@LÜ; çok teşekkür ederim güzel yorumlar için..

Adsız dedi ki...

Sevgili bir içmimarın mabedi, bir çikolata aşığı olduğumdan yorum yazmaktan kendimi alamadım. Tasarım şahane ve çok mantıklı görünüyor ancak acaba mumun sönmemesini sağlayacak kadar hava alabiliyor mu, bir de üst modülün altının is tutmamasını sağlayabiliyor mu acaba? Malum, is lekesi çıkarmak kurumuş çikolatayı çıkarmaktan daha zor, zira çikolata tutkunları için pek kurumuş bir çikolata kalmıyor geriye, her tür fondu kabı itina ile sıyrılarak (gerekirse yalanarak) sonuna kadar temizleniyor :)
Bu arada madem sizler de çokokeşler olarak bendensiniz, sizi, ortağınızı ve askere gitmeden önce müstakbel eşinizi belirleyeceğimiz bir gün çikolata şelalesi makinemi onurlandırmaya davet ediyorum. Sevgilerimle. NiKi.

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

Sevgili NİKİ, bu çok cazip davetinizi koşarak kabul ederiz,çikolata yemeye özellikle bu aralar pek ihtiyacımız var.:)Tasarıma gelince, ikinci resimde biraz görünüyor,üst bölümün tam oturmaması için bir diş var ortada,ve de mum en dipte, arada yarım cantimlik boşluk kalıyor ve tabi mum sönmüyor. İs tutma konusunda da malzemenin özelliği zaten is tutmuyor,özel bi malzeme ile kaplanmış seramik olduğu için,is suya tutulduğu anda akıyor,tıpkı şimdi moda olan seramik cezvelerde veya ocakta dirakt ısıtılan cam demliklerde olduğu gibi.Bol çikolatalı günler dilerim,sevgiler..

Adsız dedi ki...

Bu durumda yüzde 100 mükemmel bir tasarım diyebilir miyiz? Ah hayır bir şey eksik! Çikolata iyidir, güzeldir, hoştur, sakinleştirir, keyif verir, neşelendirir hatta mutluluk bile verebilir, tabii bazen. Şu bir gerçek ki yalnızlığı hafifletir. Ama yalnızca hafifletir. Doğrusu şu ki çikolata, esas gücünü dostlar ile paylaşıldığında gösterir. Onun için fondu kapları veya makineleri insanda otomatik olarak mutluluk hissi uyandırır; çünkü onları kullanmanız demek, dostlarınızla buluşmuşsunuz demektir, parti var demektir, hem de çikolatanın tam da merkezde parladığı bir parti. Bunun içindir ki yukarıdaki tasarıma, mantığım istesede, yüz üzerinden 100 veremiyorum. Zira kalbim, tasarımın kullanılacağı atmosferi biraz hüzünlü buluyor. Eşyaların insanlara böyle şeyler hissettirme gücü olması ne tuhaf değil mi? Sanki beden dili gibi, farkına varmadan, değişik duygular içine sokuyorlar insanı. Bu konudaki mesleki görüşünüzü merak ediyorum doğrusu. İçmimarlara göre de eşyaların "beden dili" var mıdır? Yoksa bu benim romantik hayalgücümün ürünü müdür?
Ayrıca teklifimde ciddiyim, çikolata şelalem, kendisini ziyaret edeceğiniz zamanı bildirmenizi beklemektedir (yüzde 100 mükemmelliği yakalamak adına :)) Sevgiler. NiKi.

Bir İçmimar'ın Mabedi dedi ki...

Ne güzel tarif etmişsiniz çikolatanın sizdeki anlamını sevgili Niki,
Eşyaların beden dili konusunda mesleki yorumuma gelince, aslında yoktur,ama bizlerin eşyalara yüklediği anlamlar vardır.Tamamen kodlarımız ve bilinçaltımız sayesinde seçeriz yaşam alanımızı.Sadece eşyalara değil renklere, kokulara, kelimelere,mimiklere,kelimelere yüklediğimiz kodlar bizim analizimizi ve özetimizi oluşturur... Onlar bize birşeyleri çağrıştırırlar..Zaten İç mimarlık mesleği de bu ihtiyaç yüzden çıkmıştır. Kişi kendini özel hissetmek ve ifade etmek için iç mimara,tasarımcıya başvurur. Genel tabularla tasarlanmış bir çok şey özellere uymaz bu yüzden:)) Çünkü herkesin kendine göre anlam yüklediği atmosferler vardır; kimi beyaz bir atmosferi rahatlatıcı bulurken,kimi o atmosferden ürker,çünkü ölümü hatırlar..Eşyalarda da aynı şey söz konusu,tamamen kendi yüklediğimiz bilinçaltı anlamlarımız vardır, o yüzden de tasarım yaparken kişi analizi bizim mesleğimizde en önemli unsurdur...Şimdi asıl soru şu genel eşyalar ,özellikle mutfak eşyaları ihtiyaç ,peki bu nasıl kişiye özel olabilir ki?. Burada genel kullanım dışında yine kişiye özel tasarım devreye giriyor, mesela bu yazıdaki örnekte dikkat ederseniz fondü tek kişilik, yani bir ihtiyaç sonucu tek kişilik tasarıma yönelmiş tasarımcı:)) Özet olarak sadece kişiye özel tasarım yapılmadıkça yüde seksen memnuniyet ve tatmine ancak ulaşılır ,ki kişiye tamamen özel tasarımda bile yüzde yüz memnuniyete ulaşamayız, çünkü tasarım hayat devam ettiği sürece devam eder, nefes aldıkça insan gelişir, değişir, kodları ve bilinçaltı başkalaşır,ve kişinin ihtiyacı ve zevkleri farklılaşır:)))
Bu arada sizin el yapımı çikolatalarınızın tadıı da bizzat biliyorum, şelaleye yetişemesek bile o çikolatalardan isteriiiz.Ayrıca pastalar da çok lezzetliydi sevgili NİKİ, ellerine sağlık:)))

çeşnici Handan dedi ki...

İstanbul buz gibi çok soğuk ve sevimsiz yani tam kahve ve çikolata havası. Nasıl da imrendim şimdi olsa ne de güzel olurdu. Sevgiler.